15 12 2012

Bir Türk'ü nasil tanirsiniz? iste böyle

Bir Türk'ü nasil tanirsiniz? iste böyle Devamı

01 12 2012

Kuymak (Mıhlama)

Kuymak (Mıhlama) |  görsel 1

200 g kaşar peyniri, ya da telli peynir, ya da eritme peyniri 2 yemek kaşığı mısır unu (dolu kaşık) 1-1,5 çorba kaşığı tereyağı 1 çay bardağı su Hazırlanışı Tavada erittiğimiz margarinin üzerine mısır onunun dökerek kavurun ve üzerine 1 çay bardağı suyu dökerek pişirin. Hazırladığımız unlu karışımın üzerine küçük küçük parçalara ayırdığımız kaşar peyniri dökerek peynirler eriyene kadar karıştırın. Devamı

18 11 2012

OLMAK İSTEDİĞİM YER-This Must Be the Place-8 LİNK İNDİR İZLE

OLMAK İSTEDİĞİM YER-This Must Be the Place-8 LİNK İNDİR İZLE |  görsel 1

http://www.imdb.com/title/tt1440345/ Cheyenne şimdi ellili yaşlarını süren, bezgin, eski bir rock yıldızıdır. Yaşına rağmen eski alışkanlıklarından, giyim tarzından vazgeçmek istemeyen Cheyenne, 30 senedir görüşmediği babasının ölümü üzerin Dublin’den mecburen New York’a gelir ve cenaze sırasında babasının insani bir suça karşın intikam peşinde olduğunu öğrenir.II. Dünya Savaşı sırasında babasına Auschwitz toplama kampında Naziler tarafından işkence edilmiştir ve şimdi bu Nazi subayını bulma görevini Cheyenne üstlenecektir. General :Olmak.Istedigin.Yer.2011.BRRip.XviD.TR.ZeuS.avi Format : AVI at 823 Kbps Length : 697 MiB for 1h 58mn 28s 152ms Video #0 : MPEG-4 Visual at 685 Kbps Aspect : 656 x 272 (2.412) at 23.976 fps Audio #0 : MPEG Audio at 128 Kbps Infos : 2 channels, 48.0 KHz   Turbobit Tek Link indir : http://turbobit.net/mkqi6kmlwftp/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.avi.html Hitfile Tek Link indir : http://hitfile.net/eNjE/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.avi.html Extabit Tek Link indir : http://extabit.com/file/28wc1wzt8muds/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.avi 250 MB Partlar : Uploaded : http://uploaded.net/file/32i61e66/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.part1.rar http://uploaded.net/file/6kdrqfc5/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.part2.rar http://uploaded.net/file/q88c6i4p/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.part3.rar Netload : http://www.netload.in/dateil7I4RCGxfD/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.part1.rar.htm http://www.netload.in/dateiffr0Fm8Ky5/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.part2.rar.htm http://www.netload.in/dateiuvZAS5wjZl/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.part3.rar.htm Shareflare : http://shareflare.net/download/30636.32db72c3de397766b9d8e7297aaf/Olmak.istedigin.Yer.2011.TR.BRRip.part3.rar.html http://shareflare.net/download/95375.9608e2c4b7b1c697694f1bfa777... Devamı

07 11 2012

Pucca kimdir (Blogger -Kitap yazarı)

Pucca kimdir (Blogger -Kitap yazarı) |  görsel 1
Pucca kimdir (Blogger -Kitap yazarı) |  görsel 2
Pucca kimdir (Blogger -Kitap yazarı) |  görsel 3
Pucca kimdir (Blogger -Kitap yazarı) |  görsel 4

Eski sevgilisini rezil etmek için açtığı blogu ve Twitter hesabıyla meşhur olan Pucca'nın gerçek ismini merak edenler (PUCCKA - Selen IŞIK ) adı Selen Işık.. Hatunun üslubu çok akıcı doğal kitap okumaktan pek hazzetmeyenler bile rahatlıkla okuyabilirler ... Son dönemlerde çok konuşulan bir kitap var. Küçük Aptalın Büyük Dünyası isimli... Çok komik, okurken her anlamda çok eğlendiğim bir kitap. Daha önce de yazmıştım. Kitabın yazarı, okurlarının yüzünü bilmediği bir internet blogger'ı aslında. İnternet günlüğü çok sevilen bu isim ve birkaç başarılı blogger daha OkuyanUs yayınlarının sahibi Cem Mumcu tarafından kitap yazmaya davet ediliyor. Cem Mumcu'nun "Dizüstü Edebiyat" dediği bu serinin ilk kitabı Pucca'nın. İkincisi ise Sami Hazinses takma isimli bir başka blog yazarından geldi... Sırada daha birkaç internet ünlüsünün kitabı var... KİTABINDAKİ HER ŞEY DOĞRU Kitabındaki her şey doğruymuş... O mavi gözler doğru... O neşe doğru... O samimiyet doğru... Onu bırakıp giden o adamlar doğru.. Dökülen gözyaşları ve atılan kahkahalar doğru... İşte Pucca'nın ağzından PUCCA Esprili, pervasız, içten, korkusuz, cazgır ve komik. Ama özellikle yeni ve farklı daha doğrusu orijinal; türünün ilk örneği. Her şeyden önce o ‘Bienal’ sanatçıları gibi anlaşılmaz değil! Fanzinciler kadar marjinal, edebiyatçılar kadar entelektüel, pop şarkıcıları kadar sıradan ise hiç değil. Hatta belki yazdıkları edebiyat da değil. Sonuçta kendini sakladığı o gizemli kimliğini yırttı, sırça köşkünden çıktı, Marilyn Monroe maskesini çekip attı ve gerçek yüzünü ortaya koydu. Pucca aslında maskesini bana çok daha önceler... Devamı

30 10 2012

Her Bazenin bir zamanı vardır..

Her Bazenin bir zamanı vardır.. |  görsel 1

Bazen yorar insanı küçük şeyler; büyük sırlar vardır küçük şeylerin içinde. Açıldıkça açılır, boyuna posuna bakmadan. Bazen dinlendirir insanı uzaklar; uzaklığa bir yakınlığı vardır gözlerin. Gözlerin olduğu kadar gönlün de... Bazen durur tüm adımlar; adamların tembelliğinden değil, yolların düşündürücülüğünden. Öyle çetrefillidir ki, susar ayaklar da kimi zaman... Bazen sorar gözler, diller kabul etse bile. Maharet gözleri bile ikna etmektir, güzel söz söylemek değil. Bazen durur dünya, inecekler iner, sonra yoluna devam eder. Ne var ki, herkes için o duruş anı farklıdır. Kimisi içinse hiç dönmez dünya, ki o da apayrı mesele. Bazen herşeyi bir mimik anlatır, bazen gözyaşı, bazen bir kelime. Ne kadar da ağır gelir söylemek bazen bir kelime bile? Bazen bir anı, bir ömür kokar. Bazen bir daha yaşayamayacağını hisseder insan içinde bulunduğu ânı. Bazen şair olur insan, mısra kuramaz. Bazen mısra kurar insan, şair değildir. Bazen hiçbiridir, ne diyeceğini bilemeyen sıradan biridir işte... Bazen yaşadığını daha çok hisseder insan, öleceğini unutur büsbütün. Bazen yaşadığını tamamen unutur, hatta bazen her ikisini de. Bir anı bir anına uymaz derler ya insan için, ya bütün anları birbirinin aynı olsaydı? Bazen korkutmaz mı bu ihtimal insanı? Bazen korkar insan gölgesinden. Gölgesinin şahsında kendisinden. Zira kendi vücudu geçmiştir güneşin önüne. Kendi eseridir gölgesi. Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan. Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile. Bazen dolar insan, kimse anlamaz. Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz. Yalnızdır b... Devamı

29 10 2012

29 Ekim Anısı (Hatıratı)

29 Ekim Anısı (Hatıratı) |  görsel 1
29 Ekim Anısı (Hatıratı) |  görsel 2

23 Nisan 1920 tarihinde. TBMM Ankara'da toplanarak millietin iradesine dayalı ulus egemenliğini ilan etmişti. O heyecanlı günü yaşamış olan bir büyüğümüz şunları kaydediyor: “O gün, şimdiki Ulus Meydanında bir tabur piyade sıralanmıştı. Askerlerin arkasında da Ankaralılar toplanmıştı. Saat 14’te birkaç yüz kişilik bir kafile, başlarında Mustafa Kemal olduğu halde Taşhan'a iniyordu. Bu küçük bir gurup insan, yok edilmek istenen bir milleti kurtarmak için bir araya gelmişlerdi. Hepsinin ümidi ise Mustafa Kemal'de idi. TBMM olarak kullanılacak taş binanın pencerelerine ufak tefek bayraklar önceden asılmıştı. Bunun dışında binada başkaca bir olağanüstü durum göze çarpmıyordu. Sağdaki küçük kapıdan, önce Mustafa Kemal, sonra da mebuslar binanın kapsından içeriye girdiler. Bir koridoru geçtikten sonra sağdaki salona doğru ilerlediler. Salonda tahta bir kürsü tam kapının karşısına konmuştu. Oturmak için de çevre okullardan getirilen sıralar meclis salonu içine dizilmişti. Salonu ısıtmak için tam orta yere bir soba kurulmuştu. Sobadan eğri büğrü bir kaç boru yükseliyordu. Tavanda da ise eski bir gaz lambası sallanıyordu. Herkes yerine oturunca, Sinop mebusu olan yaşlı bir adam başkanlık kürsüsüne geldi ve Meclisi açtı. Onun bu sırada yaptığı konuşma heyecanla dinlenmişti. TBMM’nin ertesi günkü toplantısında, Mustafa Kemal, Mondros Mütarekesinden itibaren geçen tüm olayları açıkladı. Bundan sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin hak ve yetkilerini belirten bir yasa teklifini Meclise sundu. Bunun kabul edilmesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi yasama ve yürütme yetkilerini kazanmış oldu. O günkü toplantıda Mustafa Kemal Birinci Başkan s... Devamı

29 10 2012

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun..

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.. |  görsel 1
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.. |  görsel 2
29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.. |  görsel 3

Erzurum Kongresi’nin Açılış Söylevi - Saygıdeğer Temsilci Efendiler! Kongremiz başkanlık heyetine, beni seçmekle gösterilen güvene ve ilgiye özellikle teşekkür ederim. Buna dayanarak bazı şeyleri arz etmek istiyorum. Efendiler!Tarih ve olayların yönlendirmesi ile, fiîlen içine düştüğümüz bugünkü kanlı ve kara tehlikeleri görmeyecek ve bundan dehşet ve üzüntü duymayacak hiçbir vatansever düşünülemez. I. Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru milliyetler temeline dayanarak verilmiş sözler üzerine Osmanlı hükûmetimiz de adaletli bir barışa kavuşmak arzusuyla ateşkes istedi. Bağımsızlık uğrunda namus ve cesaretle dövüşen milletimiz, 30 Ekim 1918’de imzalanan mütareke belgesi ile silâhını elinden bıraktı. Devletlerin manevî kişiliği ve imzalayan temsilcilerin kendi namuslarının niyet ve güvencesinde olan bu mütareke belgesi hükümleri bir tarafa bırakılarak İtilâf Devletleri’nin askerî kuvvetleri saltanat merkezini ve yüce hilâfetin başşehri olan İstanbul’umuzu işgal etti. Gün geçtikçe artan bir şiddetle Saltanat ve Hilâfete ait hukukumuz ile hükûmetimizin kişiliği, millî onurumuz saldırılara ve adaletsizliklere uğradı. Osmanlı Vatandaşı olan Rum ve Ermeni unsurlar gördükleri destek ve yardımların sonucunda millî şeref ve namusumuzu yaralayacak taşkınlıklara başladılar. Nihayet üzücü ve kanlı devresine girinceye kadar küstahça saldırılara devam ettiler. Fakat derin bir üzüntü ile itiraf etmeliyiz ki, bu cesur ataklar, sekiz aydan beri birbirinin peşi sıra iktidar olan, ama millî denetimden uzak hükûmetlerden birinin diğerinden daha kötü olarak gösterdiği zayıf ve beceriksiz ... Devamı